Köşe Yazıları

 
       
   

 
Serdar TUNCER
İtiraf


Haydi itiraf edelim: Oynamadan, eğip bükmeden, kıvırmadan, mertçe, delikanlı gibi... Ne derler diye düşünmeden, ‘ne desinler’in hesabına hiç girmeden… Olmak istediğimiz kişiymişiz gibi yapmayı bırakarak... Olduğumuz kişiyi seyrederek kalbimizin aynasında... Neysek, kimsek, kimin nesiysek işte o olalım bir beş dakikalığına ve haydi itiraf edelim:

Kul olmak gibi bir derdi yok hiç birimizin. Almayı istediğimiz ev, gördükçe iç geçirdiğimiz araba, kazanmayı hayal ettiğimiz para kadar meşgul etmiyor kalbimizi kul olmak. Hayat dediğimiz şeyin, altında biraz eğleştiğimiz bir ağaç gölgesi olduğunu unuttuk. Bu dünyada garip bir yolcu olduğumuzu hatırlamıyoruz bile. Giderken geride bırakacağımız her şeyin daha fazlasını avuçlarımıza almak istiyoruz. Yanımıza alacağımız yegâne sermayenin azını bile tutamıyoruz ellerimizde.

Uykuya kurban ettiğimiz en son sabah namazımızdan bahsediyorum sermaye derken... Asgarisini bile vermemek için tanıdık hocaya kırk takla attığımız zekâtımızdan... Daha vakit öğleyi bulmadan bir gıybete, bir haram nazara feda ettiğimiz oruçlarımızdan... Dönüş uçağına binmeden hiç eylediğimiz haccımızdan, telaffuzu yarım yamalak, mânâsı kırık dökük kelime-i şehadetimizden... Tevazu peçeli kibrimizden, ihlas libaslı riyamızdan, zekâ kılıklı üçkâğıtçılığımızdan, uyanıklık suretli dalaveremizden söz etmiyorum hiç. Kulluğu ibadetten ibaret zannedişimizden ve onun bile hakkını veremeyişimizden bahsediyorum.

Haydi itiraf edelim aslanlar gibi...

Allah rızası için sevip sevilmenin sadece lafı var dilimizde. Sevdiklerimiz bir nimete erişince dillerimiz yalandan tebrik ederken kalplerimiz hasedin hakikisini susuyor kendi içine. Tökezlemesin diye koltuğuna gireceklerimizin ayakları kayınca, başımızı öte yana çevirip tebessüm ediyoruz gizliden. Kolumuza sımsıkı girene değil, ayağımıza çelme takmayacak olana dostum diyoruz artık. Eskiden düşmanına bile mert olmayana adam demezdik, şimdi dostuna namertlik etmeyenin adı namuslu diye geçiyor lügatlerimizde. Ne dedikodu etmeden bitirebildiğimiz bir sohbetimiz kaldı ne kardeşlerimizin etini yemeden yapabildiğimiz bir muhabbetimiz… Kendi gözlerimizdeki ormandan habersiz, başkasının gözündeki çöpü meze ediyoruz yemeklerimize. Dişlerimizdeki kardeş artığını hangi kürdan nasıl temizleyecek, düşünmüyoruz hiç. Hiç kimse tarafından eleştirilemeyecek kadar mükemmeliz hepimiz, herkesi eleştirebilecek kadar bilgili. Her bir şeyi biliyoruz, haddimizden başka!

Haydi itiraf edelim ama Müslümanca...

Bir ilmihali bile baştan sona okumadık pek çoğumuz. Ne necasetten haberdarız doğru dürüst ne taharetten. Otuz iki farzı yarısına kadar sayamayız, elli dört farz gereksiz malumat zaten. Dindarlığı kimselere bırakmayız, namaz dinin direği, deriz ama namazın şartlarını, farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini kaçımız sayabilir, teklemeden? Babamız ölse nasıl gasledeceğimizi, nasıl kefenleyeceğimizi, kabre nasıl koyacağımızı bilmeyiz. Ama hangi ayet-i celilede neyin kast edildiğini, hangi hadis-i şerifin niçin gerçek olamayacağını, hangi mezhep imamının nerede yanıldığını, mezheplere niçin artık gerek kalmadığını biliriz. Öyle ya Google var yahu, İmam-ı Âzam da kim oluyor?

Şirinlikten uzaksa üslubum beni ayıplamayın. Sizi üzüyorsam beni bağışlayın. Kendi kavgama sizi de ortak ederek haddimi aşıyorsam lütfen idare edin. Fakat itiraf edin, itiraf edelim ne olur... Şehrin orta yerine çıkıp avazımız çıktığı kadar koro halinde başkalarına haykıralım demiyorum. İçimizin tenhasına çekilip kendimize sessizce itiraf edelim.

Arakan umurunda değil hiç birimizin, Suriye’yi çoktan unuttuk, Filistin bir slogandan fazlası değil dudaklarımızda, Doğu Türkistan nereye düşer bilmeyiz bile… Bir dost sohbetinin orta yerinde iki çift lafı geçti mi mazlumların, sanıyoruz ki vazifemiz tamam olmuştur. İki tivit attık mı, hele bir de toplu mesaj gönderdik mi dertlenmiş sayıyoruz kendimizi kardeşlerimizin derdiyle. Öyle ya Müslümanlık bu değilse nedir? Bir binanın tuğlaları gibi, bir vücudun azaları gibi olmak bundan başka nasıl olur ki? Kaç kardeşsiniz sorusuna Sezai Bey’den mülhem “iki milyar” deyiverdik mi sanırsın ki halloluyor Ümmet-i Muhammed’in cümle dertleri.

Haksızlık etme demeyin bana, siz insaf edin biraz.

Hangimizin rüyası hıçkırıklarla bölündü Allah aşkına? Kaç geceyi uykusuz geçirdik zalimler elinden can veren kardeşlerimizin sızısıyla? Kaçımızın kahkahası Arakan’da can veren bir mazlumun yüzü gözlerimizin önüne gelip de donup kaldı yüzümüzde öylece yarım? Ne zaman anasının gözleri önünde yakılarak öldürülen bir çocuğun feryadı çınladı kulaklarımızda da, ağlayarak terk ettik bir yemek sofrasını?

Elimizden ne gelir diye düşündük mü hiç? Elimizden geldiği kadarıyla azına çoğuna bakmadan kıyabildik mi sevgili servetlerimizin hiç olmazsa bir kısmına? Paramıza kıyamamanın kendimize kıymak olduğu geldi mi hiç aklımıza? Olsaydı gönderirdim demesin hiç kimse. Olandan ne gönderdim diye baksın kendine. Azken veremeyen çokken hiç veremezmiş diye tevekkeli dememiş kudemâ. Vermek sadece mal mülkle olmaz üstelik. Uykumuzu bölüp başımızı mıhladığımız bir teheccüd secdesinde gözyaşı dökmeyi beceremeyecek kadar da mı fukarayız?

İstanbul’da patlayan bombaya kayıtsız kalan Batı’ya sövmekte haklı gördük hep kendimizi. Kendi doğumuzdaki yahut güneyimizdeki bir ülkede hemen her gün kendini patlatan canlı bombaların öldürdüğü insanlara bir Batılı lakaytlığıyla baktığımızı fark etmedik hiç. Heyhat ki heyhat! Herkes kendi doğusunun bigânesi!

Haydi itiraf edelim. Harbi ama yani utandırmadan dansözleri...

Tuttuğumuz takımın mağlubiyetine üzüldüğümüz kadar üzülmüyoruz zalimler elinde can veren kardeşlerimize. “Vah, vah”larla seyrettiğimiz haberler bir an evvel bitse de meftunu olduğumuz dizimiz başlasa, şöyle biraz keyfimiz gelse diye bekliyoruz televizyon başında. Victoria Secret’ın yeni melekleri, Arakan’ın şeytanlarından daha fazla dikkat çekiyor ümmetin son umudu olan güzel ve büyük Türkiye’mde.

Bu işte bir yanlışlık var. Bizde bir yamukluk var. Ve biz doğrulmadan o yanlış düzelmeyecek, düzelmez!

Emrolunduğumuz gibi dosdoğru ol”madan biz, bize dosdoğru olmayı emreden kitaba hakkıyla râm olmadan, bu emre muhatap oluşuyla sakalları ağaran güzelin ardına tam bir teslimiyet ve sadakatle, gayret ve muhabbetle düşmeden bu iş asla olmayacak.

VE itiraf etmeye utansak da bilelim ki, bu iş olmadan, biz ne olursak olalım bizden bir şey olmayacak!

Yeni Şafak


 
Ekleme Tarihi : 02.09.2017            Görüntülenme Sayısı :1881  
 
 
   
  Diğer Yazarlar (14)
  
 
 
       
 
 

Motivasyon

 
Editörden
 
Anketler
 
Bilim, Kültür ve Spor
     
 
 
Helikopter Aileler
 
Sitemi Dönüştürmek
 
Eğitimi Yeniden Düşünmek
 
İndirilenler ve Yüklenenler
     
 
 
Basından
 
Bağlantılar
     
     
     
         
Tüm hakları saklıdır © 2011
chaquetas moncler moncler mujer barbour mujer louis vuitton madrid gafas de sol ray ban baratas abercrombie barcelona bolsos michael kors gafas de sol oakley baratas barbour hombre botas ugg rebajas oakley frogskins cinturones louis vuitton woolrich madrid moncler barcelona oakley frogskins baratas parajumpers madrid polo lacoste ghd baratas air max 90 blancas zapatos mbt nike huarache blancas
canada goose homme parajumpers solde doudoune moncler timberland femme ugg suisse doudoune moncler femme timberland homme ugg australia parajumpers femme moncler soldes canada goose solde moncler femme canada goose femme timberland suisse moncler homme parajumpers homme doudoune canada goose pas cher canada goose doudoune pas cher ugg pas cher in nederland hvor kjøpe generisk cialis på nett i Norge
timberland shoes ugg ale canada goose suomi moncler sale canada goose takki barbour takki moncler takki timberland suomi canada goose sale parajumpers takit barbour tikkitakki canada goose ale barbour jacket parajumpers long bear moncler untuvatakki parajumpers takki
timberland boots timberland canada timberland boots women timberlands canada timberland sko timberland boots timberland femme timberland montreal timberland canada
woolrich parka woolrich parka dames timberland shoes barbour jas parajumpers outlet peuterey jas moncler jassen heren parajumpers sale timberland boots canada goose jas moncler jas barbour outlet uggs sale peuterey dames peuterey jassen woolrich arctic parka in nederland hvor kjøpe generisk cialis på nett i Norge
moncler uomo ugg saldi moncler milano canada goose italiaa canada goose outlet canada goose zug woolrich outlet scarpe timberland timberland scarpe stivali ugg timberland shoes ugg stivali woolrich uomo woolrich parka moncler outlet in nederland hvor kjøpe generisk cialis på nett i Norge
barbour tikkitakki canada goose sale canada goose ale canada goose montebello parajumpers takit parajumpers takki canada goose suomi canada goose trillium canada goose takki timberland shoes ugg ale moncler takki moncler sale timberland suomi barbour jacket barbour takki
cialis hinta viron apteekissa cialis kokemuksia kamagra jelly kokemuksia viagra vaikutus viagra reseptin hankkiminen levitra vaikutus cialis hinta viagra hinta viagra kokemuksia cialis erfaring cialis i norge hva er kamagra viagra effekt viagra nettbutikk levitra eller cialis viagra norge cialis uten resept cialis pris
Cialis 5 mg for Once Daily Use Original Viagra Price In Uk Original Viagra Dosages Viagra Original Costs Viagra Original 50 Mg Generic Viagra 20 Mg Online Generic Viagra Cialis Original (Tadalafit ) 20 Mg Cialis Original Over The Counter Cialis Generic 20 Mg Original Levitra Levitra Original 20mg Generic Levitra Price Generic Levitra (Vardenafil) 20mg Levitra Generic Over The Counter Kamagra 100mg Pill